Asia Cruise - Worry 'bout Me

Şarkı sözü Türkçe çeviri
(You and I) Both know that we're not happy, so something needs to happen
(sen ve ben)ikimizde biliyoruz mutlu değiliz bir şeyler gerekiyor yapmak için
(Same old same) Everyday of the week (Everyday of the week)
(aynı eski şeyler)haftanın her günü
(Why, oh why) Do you keep lying to me? I'm not buying a thing
(neden oh neden)bana yalan söylemeye devam ediyorsun,bir şey almıyorum
(That you say) So just leave it alone (So just leave it alone)
(söylüyorsunki)böylece yalnız bırak
(And baby when I call) You act like you don't wanna talk to me
(ve bebeğim aradığımda)benimle konuşmak istemiyormuş gibi davranıyorsun
Acting like you're asleep
Ya da uyuyormuş gibi
(If that's how it is) I'll just leave you alone (I'll just leave you alone)
(eğer bu öyleyse)sadece seni yalnız bırakıyorum

(But first you gotta) Get gone, this ain't your home
(ama ilk yapman gereken)gitmiş ol, evinde olma
So you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme
I'm okay but you can't stay
Beni iyiym ama kalamazsın
So, you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme

Get gone, this ain't your home
gitmiş ol, evinde olma
So you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme
I'm okay but you can't stay
Beni iyiym ama kalamazsın
So, you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme

You, you, you, you, you, you, you, you ain't gotta worry 'bout me
Sen sen sen… benim için endişelenme
(You ain't gotta worry 'bout me)
benim için endişelenme
You, you, you, you, you, you, you, you ain't gotta worry 'bout me
Sen sen sen… benim için endişelenme
(You ain't gotta worry 'bout me)
benim için endişelenme

(If you leave) Baby, I can do what I wanna do and I ain't gotta worry 'bout you
(eğer terk edersen)ne yapmak istersem onu yaparım ve senin hakkında endişelenmem
(Please don't talk) Baby, this ain't the time (Baby, this ain't the time)
(lütfen konuşma)bebeğim zaman yok
(Why, oh why) Are you trying to cover it up? I'm so done with your stuff
Neden oh neden)örtbas etmeye çalışıyorsun?zırvalıklarını bitirdim
(I deserve) Much more better than you (Much more better than you)
(hak ettim)senden daha iyisini)
(And baby, when you call) I act like I don't wanna talk to you
ve bebeğim aradığımda)benimle konuşmak istemiyormuş gibi davranıyorsun
How does it feel boo-boo?
Nasıl hissettiriyor sevgilim
(I guess that's how it is) So I'll leave you alone (So I'll leave you alone)
Sanırım olması gerek)bu yüzden seni bırakıyorum

(But first you gotta) Get gone, this ain't your home
(ama ilk yapman gereken)gitmiş ol, evinde olma
So you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme
I'm okay but you can't stay
Beni iyiym ama kalamazsın
So, you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme

Get gone, this ain't your home
gitmiş ol, evinde olma
So you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme
I'm okay but you can't stay
Beni iyiym ama kalamazsın
So, you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme

(But first you gotta) Get gone, this ain't your home
(ama ilk yapman gereken)gitmiş ol, evinde olma
So you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme
I'm okay but you can't stay
Beni iyiym ama kalamazsın
So, you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme

Get gone, this ain't your home
gitmiş ol, evinde olma
So you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme
I'm okay but you can't stay
Beni iyiym ama kalamazsın
So, you ain't gotta worry 'bout me (You ain't gotta worry 'bout me)
Bu yüzden benim için endişelenme

You, you, you, you, you, you, you, you ain't gotta worry 'bout me
Sen sen sen… benim için endişelenme
(You ain't gotta worry 'bout me)
benim için endişelenme
You, you, you, you, you, you, you, you ain't gotta worry 'bout me
Sen sen sen… benim için endişelenme
(You ain't gotta worry 'bout me)
benim için endişelenme
Sekizonbeş; Sade bilgi.